Web tasarımla uğraşmaya başladığımdan beri şunu fark ediyorum:
İnsanlar genelde “güzel bir site” istediklerini söylüyor ama aslında aradıkları şey bu değil.
Bir siteye girince ne yapacağını hemen anlayabilmek istiyorlar.
Aradıkları bilgiye hızlı ulaşmak, kafa karışıklığı yaşamamak, yorulmamak…
Tasarım burada devreye giriyor ama süs olarak değil, yön gösterici olarak.
Web Siteleri Neden Birbirine Benzemeye Başladı?
Son yıllarda birçok site aynı hissi veriyor.
Sebebi sadece hazır sistemler değil.
Çoğu iş aceleyle yapılıyor.
“Bir an önce yayına alalım” mantığı ağır basıyor.
Bu da düşünme kısmını kısaltıyor.
Oysa her işin anlatma dili farklı.
Bir esnaf sitesinde başka bir ton gerekir,
bir kurumsal firmada başka.
Aynı şablon herkese uymaz.
Tasarım Ekranda Değil, Önce Kafada Başlıyor
Ben genelde tasarıma bilgisayarı açarak başlamıyorum.
Önce şunu düşünüyorum:
Bu siteye gelen biri ne arıyor?
Cevap netleşmeden yapılan tasarım,
ne kadar düzgün görünürse görünsün eksik kalıyor.
Kullanıcı tasarımı değil, cevabı hatırlıyor.
Sade Olmak Kolay Değil
Her şeyi göstermek kolay.
Zor olan, gerçekten gerekmeyenleri çıkarmak.
Bir sayfayı sadeleştirirken insan tereddüt ediyor.
“Acaba fazla mı azalttım?” diye.
Ama çoğu zaman sadeleşen sayfa daha rahat okunuyor,
daha güven veriyor.
Bunu zamanla daha net görüyorsun.
Web Sitesi Yayına Girince Bitmez
Bir site yayınlandıktan sonra asıl hikâye başlıyor.
Ziyaretçiler geldikçe, sorular değiştikçe site de değişmeli.
Bazen tek bir cümleyi sadeleştirmek,
bazen bir görseli kaldırmak
sayfanın tamamını rahatlatıyor.
Web sitesi yaşayan bir şey.
Donup kalmaması gerekiyor.