Web sitesi tasarım sürecinde en sık karşılaşılan cümlelerden biri şudur:

“Ben bunu beğendim.”

Bu cümle masum gibi görünse de, çoğu zaman projenin yönünü yanlış bir yere sürükler. Çünkü web sitesi, sahibinin kişisel zevklerini tatmin etmek için değil, kullanıcıyı doğru bir aksiyona yönlendirmek için vardır.

Sorun beğenmek değildir. Sorun, tek ölçütün beğeni haline gelmesidir.


Beğeni Kime Ait?

Bir tasarım masaya geldiğinde genellikle şu refleks oluşur:

“Bana hitap ediyor mu?”

Oysa asıl soru şudur:

“Bu tasarım hedef kitleye hitap ediyor mu?”

Siteyi kullanacak kişi, çoğu zaman tasarımı onaylayan kişi değildir. Bu fark göz ardı edildiğinde, site estetik olarak güzel ama işlev olarak zayıf kalır.


Kişisel Zevk ile Kullanıcı Davranışı Aynı Şey Değildir

Herkesin renk, yazı tipi, görsel düzen algısı farklıdır.

Ancak kullanıcı davranışları kişisel zevklerden çok daha öngörülebilirdir.

Kullanıcı:

Hızlı anlamak ister

Nerede ne var bilmek ister

Düşünmeden ilerlemek ister

Tasarım kararları bu davranışlara göre verilmediğinde, “güzel” görünen site kullanışsız hale gelir.


“Ben Beğendim” Denen Sitelerde En Sık Görülen Sorunlar

Bu yaklaşımın ağır bastığı projelerde genellikle şu sorunlar ortaya çıkar:

Gereğinden fazla renk kullanımı

Okunması zor yazı tipleri

Büyük ama anlamsız görseller

Ne yapılacağı belli olmayan ana sayfalar

Tasarım göze hitap eder ama kullanıcıyı yönlendirmez.


Tasarım Kararları Duyguyla Değil, Veriye Dayanmalı

İyi bir web sitesi sezgisel değil, bilinçli kararların sonucudur.

Kullanıcı verileri, tıklama alışkanlıkları ve sayfa akışları bu yüzden önemlidir.

Beğeni tamamen dışlanmaz ama tek başına karar verici olamaz.

Aksi halde site, sahibinin aynasına dönüşür; müşterinin değil.


Gerçek Başarı Kriteri Sessiz Çalışan Sitelerdir

En iyi çalışan web siteleri genellikle fark edilmez.

Kullanıcı siteyi değil, işini hatırlar.

Form doldurur, arar, teklif ister ve çıkar.

Bu sessizlik, tasarımın doğru çalıştığının göstergesidir.